Yazılar  

  • Belgin Usanmaz 02.05.2012  

    Ülke Markalaşmasında Kurumsal Yönetim Anlayışına Yönelik Yaklaşımlar 

    Bugün her sektörden, her kesimden, küçüğünden büyüğüne kadar en çok duyduğumuz konu; “Türkiye’nin marka olması/olmadığı”yönündeki söylemler, tartışmalar, sektörel açıklamalar… Artık konuya o kadar sahip çıkıldı ki Türkiye’nin marka olması için neler yapılması gerektiğine yönelik” özel şirketler , şirket danışmanları tarafından arama toplantıları, seminerler, paneller hatta uluslararası konferanslar bile düzenlenir oldu.

    Marka yönetimi ile ilgili yaklaşık 5 yıldır ciddi araştırmalar yapıyor, yayınları takip ediyor , anket, analiz sonuçlarını inceliyor ve imkan bulduğum, destek gördüğüm farklı sektörlerden konferans ve seminerlere katılmaya gayret ediyorum. Alanında uzman, marka yönetimi konusunda ileri seviyede çalışmaları olmuş akademisyen, üstadlarla, gerek internet üzerinden gerek ziyarete giderek gerekse İzmir’e yolu düşenlerle sohbet etmeye ,bilgi, görüş ve önerini paylaşmaya çalışıyorum. Yaklaşık 10 gündür de “ Türkiyenin marka olması” yönünde internette yayınlanmış her türlü makaleyi, eğitim notunu, sektörel yayınları inceleyip duruyorum. Yani bu konuda o kadar çok konu, farklı görüş biriktirdim ki, sonunda bende Türkiye(ülke) nasıl markalaşır, markalaşabilir mi? diyerek örnek bir çalışma yapmaya karar verdim. Yazının devamı »

    Yorum yok yazı 179 defa okundu.
     
  • admin 27.01.2012  

    PROAKTİF KARİYER PLANLAMASI 

    FARUK ŞENER’DEN PAZARLAMACI GÖZÜYLE KARİYER ÖNERİLERİ

    Günümüzde iş yaşamı ciddi şekilde değişiyor. 20 yıl önceye göre bu değişimlerin kimisi çalışanlar için pozitif iken kimisi negatiftir. İş hayatının başında olan kişilerin önlerindeki  5-10-15 yıl sürelerde neler yaşayabileceklerini bilmeleri kariyerlerini planlamalarında ciddi katkıda bulunacaktır.
    Günümüzde, 20 yıl önceye göre ne değişti,
    •    Genç ve çalışma döneminde olan nüfus arttı.
    •    Üniversite mezunu sayısı arttı.
    •    Ülkemiz bir tarım toplumundan sanayi toplumuna dönüştü.
    •    Hayat artık şehirlerde
    •    Şirketler iş yaşamının en önemli parçası.
    •    İrili ufaklı çok sayıda şirket var.
    •    Şirket hayatı önemli bir çalışma şekli olarak yerini aldı.
    •    Özel sektör maaşları ile kamunun maaşları artık aynı.
    •    Artık iyi bir üniversite mezunu olmak , MBA yapmak, dil bilmek yeterli değil.
    •    Fakat bunlarsız da olmuyor.
    Yazının devamı »

    Yorum yok yazı 551 defa okundu.
     
  • Güven Borça 19.01.2012  

    Şampiyonluk Sözü Vermek 

    Genelde futbol yazmamaya, yazsam da marka alanında kalmaya çalışırım. Ama bazen illa ki söylemem gereken şeyler oluyor. Bu yazı da onlardan. Önce tedbirimi alayım, sonra isteyen yine küfretsin. Eşim ve ailesi Fenerbahçelidir. Kadıköy’de büyüyorlar, muhite uyumlu olsunlar diye iki çocuğumu da Fenerli olmaya teşvik ettim. Aykut Kocaman Türk futbolunda en sevdiğim adamdır. Ben EsEs’liyim.

    Yazının devamı »

    1 Yorum yazı 487 defa okundu.
     
  • Serhan Ok 03.08.2011  

    Türk Futbolunun Marka Değeri Tepe Taklak 

    Türk Futbolunda Yaşanan Şike Soruşturması

    Süper Lig’deki birçok takımın adının karıştığı şike soruşturması tam anlamıyla bir kriz örneği. Bu tip durumlarda şüphe bile yeterli. Spor kulüplerinin, ligin kendisinin ve bu bağlamda kişilerin adlarının şikeyle birlikte anılması bile insanların algısında büyük bir olumsuzluk yarattı. Zira insanlar her konuda olduğu gibi meseleyi genel hatlarıyla ve genelde medyada yansıdığı ölçüde zihinlerine ekerler. Türk futbolu, Süper Lig ve bu bağlamda Türk futboluyla ilişkili her marka az ya da çok zarar görmüştür ve zarar görmeye de devam etmektedir.

    Yazının devamı »

    Yorum yok yazı 487 defa okundu.
     
  • Mihrican Yurdakul 07.05.2011  

    Sıcak Şarap Konumlandırması 

    Merhaba, bugün yeni tanıştığım bir ürünü sizinle de tanıştırmak istiyorum ama önce sıcak şarap sevenler bir el kaldırsın?

    El kaldırmayanlar yazının devamı ile pek ilgilenmeyebilir. Eli havada olanlara ise bir müjdem var; artık tarçın, karanfil gibi birçok malzemeyi bulup karıştırma derdi olmadan, sıcak şarabınızı marketlerden temin edebilirsiniz.

    Daha önce bazı marketlerde sıcak şarap baharatı satıldığını görmüştüm ama açıkçası şişelenmiş olarak satıldığını bilmiyordum.  Görünce hemen aldım ve işte düşüncelerim: ürünün lezzeti evde yapılanları aratmıyor; bu bir. 13 TL gibi çok cazip bir fiyata satılıyor; bu iki. Her ne kadar kış içeceği diye lanse edilse de 40 derecede ısıtıldığı için yaz akşamlarında da afiyetle içilebilir;  bu üç.

    İşte yazının asıl konusu da üçüncü madde aslında.

    Yazının devamı »

    Yorum yok yazı 877 defa okundu.
     
  • Güven Borça 30.04.2011  

    İlk Türk Gurusu: Arman Kırım 

    Biz işimizi ağırlıkla Amerikalılardan öğrendik. Amerikan filmlerinden etkilendiğimiz kadar, Amerikalı yazarların iş, yönetim ve pazarlama kitaplarından da etkilendik. Meslek hayatımın ilk yıllarında New York merkezden gelen yöneticilerin sunumlarını ağzı açık dinlerdim. Sonra ilk konferanslar, yabancı konuşmacılar… Londra’dan gelen yaratıcıları da aynı hayranlıkla izledik başlarda. Ne kadar farklılardı ve ne ilginç şeyler söylüyorlardı.

    Doksanlarda memlekette işi kavrayıp da bunu iyi yazan ve anlatan adamlardan çok yoktu. İki binlerde ise yavaş yavaş bazı isimler kendini göstermeye, çok satar iş kitaplarımız vitrinleri doldurmaya başladı. Bugün hala Türk+Guru diye arattırdığımızda biri çıkmıyor ama 2010 sonrasında bu topraklardan yükselecek yeni seslerin dünyada kendilerini daha fazla duyuracağına kalıbımı basarım.

    Yazının devamı »

    Yorum yok yazı 810 defa okundu.
     
  • Mihrican Yurdakul 17.04.2011  

    Onlar Nasıl Başardı? 

    Yakın zamanda markaların başarı hikayelerini anlatan iki tane film izledim. Birisi Facebook’un nasıl bugüne geldiğini anlatan “The Social Network”, diğeri ise dünyanın en prestijli markalarından Chanel’in hikayesini anlatan “Coco Chanel”.

    Öyle etkilendim ki; ikisini de izledikten sonra uyuyana kadar hatta sonraki günlerde hep düşündüm: Fikri nasıl bulduklarını, yeteneklerini nasıl keşfettiklerini, başarı ve başarısızlık karşısında nasıl tepki verdiklerini ve daha birçoğunu.  Bir taraftan o da sen ben gibi bir insan, diğer taraftan dünyanın en değerli markalarından birini sıfırdan yaratan bir kahraman. Aradaki çizgiyi anlamak için hala düşünüyorum. Düşünmeliyim, hatta hep beraber düşünmeliyiz.

    Neyi mi düşünüyorum? Yazının devamı »

    Yorum yok yazı 924 defa okundu.
     
  • Mihrican Yurdakul 26.03.2011  

    Logoyu BüyütMEyelim 

    Pazarlamacının dostu, tasarımcının kanayan yarası: “Logoyu Büyütelim” konusu…

    Müşteri temsilcileri ve pazarlama yöneticilerinin bir numaralı repliği olan “Logoyu Büyütelim” lafı,  yaratıcı ekip için adeta bir kabus. Özellikle de mesleğin ilk yıllarında olan grafik tasarımcılar bunu duyduklarında yıllar süren sanat eğitimlerini bir film şeridi gözlerinin önünden geçirseler de bir süre sonra sorgulamayı bırakıp,  her çalışmadan sonra başlarına geleceği bildikleri için masa üstünde iki katı boyutta bir versiyon mutlaka bulunduruyorlar. Tasarımcıların eser üzerindeki kontrolü o dakikadan itibaren kayboluyor ve her gün onlarca kez duydukları bu replikle savaşmaktan vazgeçiyorlar. Onlar için en üzücü olan şey ise, haftalarca emek verilen ilanın portfolyoya ya da uluslararası yarışmalara gönderilme şansının  kayboluyor olması.

    Yazının devamı »

    10 adet yorum var, yazı 1.392 defa okundu.
     
  • admin 10.03.2011  

    Mango ve Erkekler 

    Bir marka düşünün ki hedef kitle olarak benimsemediği bir grup tarafından ‘duygu’sal sebeplerle düzenli olarak ziyaret ediliyor. Ancak nedense bu hesapta olmayan ‘kitle’ için hiçbir şey yapmıyor ve onları her gün eli boş gönderiyor. O markanın yerinde olsaydınız ayağınıza kadar gelen bu grup için bir şeyler yapmaz mıydınız? Sonunda Mango’da yaptı ve ‘Mango He’ serisini tanıttı.

    Yazının devamı »

    16 adet yorum var, yazı 756 defa okundu.
     
  • Mihrican Yurdakul 25.02.2011  

    Eleman Aranıyor 

    Mağaza vitrinlerindeki “eleman aranıyor” yazısı, Türkiye’de “insan kaynakları” departmanlarının oluşumu ile birlikte kuş olup uçtular. Bu değişimin işverene ve iş arayanlara pek çok faydası olduysa da en önemli fayda markalara ve tüketicilere yönelikti. Vitrinlerdeki mesaj kirliliği bir nebze daha azalıyor, işletmenin eleman aradığını bir günde yüzlerce insan okumak zorunda kalmıyordu.

    Bugün kurumsallaşan zincir mağazalar ve şirketlerin, profesyonel bir şekilde insan kaynağı tedariği yaptıklarını görüyoruz ve artık bu tür ilanlara yalnızca bazı kobilerde ve kurumsallaşmamış şirketlerde denk geliyoruz. “Yani biz artık kurumsal şirketlerin, gazetedeki eleman sayfasına bile ilan vermedikleri bir devirde yaşıyoruz” zannederken Kadıköy Burger King’in camında bu ilanı gördüm. Tüketici zihnimden hemen şunlar geçti, eğer bu mağaza camında sürekli bir eleman ilanı varsa;

    Yazının devamı »

    Yorum yok yazı 794 defa okundu.