Yazılar  

  • Güven Borça 11.05.2011  

    Lisanslamada Doğru Formül Bulundu; Ajda Pekkan for Twist 

    Bir markacı olarak yıllardır lisanslamanın memlekette ne zaman doğru uygulanacağını merak ediyor, yapılan zayıf işleri buruk bir heyecanla izliyorum. Bazı müşterilerimize önerilerimiz de oldu ancak hiç kabul görmedi. Başarısız örnekleri gösterdiler. Biz de her zamanki misyoner sabrımızla onların işi yanlış yaptığını, ürünün üzerine artiz resmi yapıştırmanın lisanslama olmadığını anlattık. Yazının devamı »

    2 adet yorum var, yazı 818 defa okundu.
     
  • Mihrican Yurdakul 07.05.2011  

    Sıcak Şarap Konumlandırması 

    Merhaba, bugün yeni tanıştığım bir ürünü sizinle de tanıştırmak istiyorum ama önce sıcak şarap sevenler bir el kaldırsın?

    El kaldırmayanlar yazının devamı ile pek ilgilenmeyebilir. Eli havada olanlara ise bir müjdem var; artık tarçın, karanfil gibi birçok malzemeyi bulup karıştırma derdi olmadan, sıcak şarabınızı marketlerden temin edebilirsiniz.

    Daha önce bazı marketlerde sıcak şarap baharatı satıldığını görmüştüm ama açıkçası şişelenmiş olarak satıldığını bilmiyordum.  Görünce hemen aldım ve işte düşüncelerim: ürünün lezzeti evde yapılanları aratmıyor; bu bir. 13 TL gibi çok cazip bir fiyata satılıyor; bu iki. Her ne kadar kış içeceği diye lanse edilse de 40 derecede ısıtıldığı için yaz akşamlarında da afiyetle içilebilir;  bu üç.

    İşte yazının asıl konusu da üçüncü madde aslında.

    Yazının devamı »

    Yorum yok yazı 877 defa okundu.
     
  • Mihrican Yurdakul 17.04.2011  

    Onlar Nasıl Başardı? 

    Yakın zamanda markaların başarı hikayelerini anlatan iki tane film izledim. Birisi Facebook’un nasıl bugüne geldiğini anlatan “The Social Network”, diğeri ise dünyanın en prestijli markalarından Chanel’in hikayesini anlatan “Coco Chanel”.

    Öyle etkilendim ki; ikisini de izledikten sonra uyuyana kadar hatta sonraki günlerde hep düşündüm: Fikri nasıl bulduklarını, yeteneklerini nasıl keşfettiklerini, başarı ve başarısızlık karşısında nasıl tepki verdiklerini ve daha birçoğunu.  Bir taraftan o da sen ben gibi bir insan, diğer taraftan dünyanın en değerli markalarından birini sıfırdan yaratan bir kahraman. Aradaki çizgiyi anlamak için hala düşünüyorum. Düşünmeliyim, hatta hep beraber düşünmeliyiz.

    Neyi mi düşünüyorum? Yazının devamı »

    Yorum yok yazı 924 defa okundu.
     
  • admin 10.03.2011  

    Mango ve Erkekler 

    Bir marka düşünün ki hedef kitle olarak benimsemediği bir grup tarafından ‘duygu’sal sebeplerle düzenli olarak ziyaret ediliyor. Ancak nedense bu hesapta olmayan ‘kitle’ için hiçbir şey yapmıyor ve onları her gün eli boş gönderiyor. O markanın yerinde olsaydınız ayağınıza kadar gelen bu grup için bir şeyler yapmaz mıydınız? Sonunda Mango’da yaptı ve ‘Mango He’ serisini tanıttı.

    Yazının devamı »

    16 adet yorum var, yazı 756 defa okundu.
     
  • Yunus Baran 18.01.2011  

    Bazı Otomobillerin Makûs Talihi 

    Kriz Vesilesiyle Otomotiv Sektörüne Bir Hizmet: Otomobil Markaları Algı Konumlandırması ve Pazar Boşluğu Haritası

    Konumlandırma zihinlerdeki yerdir.

    Her marka kendine has bir konumlandırma yapmak ve zihinlerde bu algı ile yaşamak ister. Kısa veya uzun vadede de olsa bunun kazancı ile beslenir.
    Markalar, tüketici zihninde hep bu sistem ile yerini alır.
    Örneklendirmek adına konuyu biraz açayım; “Pro V” denince Pantene’in onlarca yıldan beri akla gelmesi, “hem yumuşak hem hesaplı” denince Solo’nun hatırlanması gibi.
    Kişi markalarında da Minik serçe, Pop Star, Süper Star, Baba, İmparator unvanları da bu marka konumlandırması mantığı ile çalışmaktadır.

    Yazının devamı »

    Yorum yok yazı 592 defa okundu.
     
  • Mihrican Yurdakul 17.01.2011  

    Fikrim Geldi! 

    Kremalı bisküviyi ayırıp, içindekini yedikten sonra kalanını tabağa bırakmayan var mı?
    Şimdi olmasa da küçükken herkes yapmıştır bence.

    Şimdi yapmıyor olmamız, kremayı hala sevmediğimiz anlamına gelmez. Davranışın çocuklukta kalma nedenleri:
    1. Bisküviyi açarken kremanın yarısı bir tarafta, yarısı diğer tarafta kalınca sinir bozukluğu yarattı.
    2. Büyüdük; teyzeler, amcalar ayıplamasın diye insan içinde yapamaz olduk.
    3. İçini yiyip de asıl besleyici tarafını tabağa bırakınca, anneler sinir yapmaya başladı. Yazının devamı »

    Yorum yok yazı 324 defa okundu.
     
  • Yunus Baran 18.05.2010  

    Anneler Günü’nün Favori Hediyesi Küçük Ev Aletleri Oldu! 

    Anneler Günü için internetten en çok parfüm araştırıldı fakat en çok küçük ev aletleri satıldı.

    Bu yıl 9 Mayıs’ta kutlanan Anneler Günü için internetten en çok parfüm seçenekleri araştırıldı. sahibinden.com üzerinden gerçekleştirilen satın alma hareketlerine bakılarak yapılan değerlendirmede ise araştırılanların aksine, anneler için en çok satın alınan ürünlerde küçük ev aletlerinin ilk, kozmetik ürünlerin de ikinci sırada yer aldığı belirlendi. sahibinden.com kullanıcıları Anneler Günü yaklaşırken Kozmetik, Takı & Mücevher ve Ev Elektroniği kategorilerinde yer alan ürünleri   % 30 daha fazla görüntüleyerek annelerine en uygun hediyeyi bulmaya çalıştı. En çok parfüm kategorisinde yer alan ürünler kullanıcıların ilgisini çekti. Görüntülenme sayılarında en fazla artış ise %81 ile küçük ev aletlerinde yaşandı. Bunu %40 artışla kolyeler ve %12 artışla saç bakım ürünleri izledi.

    Yazının devamı »

    Yorum yok yazı 295 defa okundu.
     
  • Nedim Ergil 03.07.2009  

    Uludağ’ın, Premium Maden Suyu Sektörde Bir İlk! 

    Uludağ, Dice Kayek’in tasarımları ile sodayı premium ürünler sınıfına sokuyor…

    Uludağ Maden Suyu, tasarımı Dice Kayek’in yaratıcıları Ece Ege&Ayşe Ege tarafından yapılan Uludağ Premium ile hem sektöründe ses getirmeyi hem de yeni ihracat pazarlarına açılmayı planlıyor.

    Krizi fırsata çevirmeyi başaran şirketlerden biri de yılların gazoz markası Uludağ. Geçtiğimiz yıl yine yaz aylarında  içecek pazarına ev yapımı limonatalarla giren Uludağ, bu yaz maden suyunda yepyeni bir kategori olan hafif içimli Premium Soda’ları pazara sunuyor. Ancak bu sodayı eski alışılmış yeşil şişe ile pazara sunmanın ürünü farklılaştıramayacağını düşünmüş olacaklar ki Şişecam ve Dice Kayek’in yaratıcıları olan Ece& Ayşe Ege’nin de yardımıyla yepyeni lacivert bir şişe tasarlatmışlar. Türkiye’de ilk olacak Premium soda 250 ml ve 750 ml’lik iki farklı boy olarak kafe, otel, gurme shop ve seçkin restoranlarda bulunabilecek. Fiyatlama için ise pazara girilmesi 1.20TL ve 2.20 TL olarak düşünülmüş. Yurtiçinde kendini ucuz konumlandıran Uludağ, yurtdışında ise rakiplerine yakın bir fiyat politikası güdüyor. Yazının devamı »

    Yorum yok yazı 311 defa okundu.